SABAHATTİN ALİ - KUYUCAKLI YUSUF

by - Mart 16, 2018



Sabahattin Ali'nin en etkileyici ve insana en çok dokunan eserlerinden bir tanesi ile sizlerleyim. Yıllar önce okumuş olduğum Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf adlı romanını uzun zamandır yeniden okumayı düşünüyordum. Yıllar evvel o kadar çok etkilemişti ki beni sonunda açtım ve yeniden okudum. Okurken fark ettim ki her çağda her yaşta okunan şeylerin anlamı da size kattığı şeyler de değişiyor ve sizinle beraber hissetikleriniz de büyüyor. Bugün okuduğum zaman bende yine çok büyük etkiler bırakan bu eşsiz esere isterseniz geçelim.
Kuyucaklı Yusuf, 1903 yılının sonbahar aylarında, yağmurlu bir gecede eşkıyalar tarafından basılan, Aydın’ın Nazilli ilçesi yakınlarındaki Kuyucak Köyü’nde başlıyor. Eşkıyaların saldırısının olduğu gece annesini ve babasını henüz daha küçük yaşta kaybeden Yusuf, yetim kalır. Bu vahşi olayı teftişe çıkan ilçe kaymakamı Selahattin Bey, annesinin başında soğukkanlı bir şekilde bekleyen garip ve yetim hale düşen Yusuf’u görür. Yusuf’un bu soğukkanlı hallerinden etkilenen ve onu burada tek başına bırakmak istemeyen Kaymakam Selahattin Bey Yusuf’u evlat edinir. Ancak bu haberi öğrenen kaymakamın eşi Şahin’de hanım bu durumdan pekte hoşnut olmamıştır. Hayatta ki tek düşüncesi rahat bir yaşam ve komşularıyla eğlenceli anlar geçirmek olan Şahinde Hanım’ın huzursuzluğu Yusuf’u pek etkilememiştir. Yusuf bu duruma pek aldırış etmez. Uzun süre boyunca babası yani kaymakam bey haricinde kimse ile konuşmaz. Aradan geçen uzun zamandan sonra bir de  kaymakamın kızı Muazzez ile konuşur olmuştur.
Yaşamları kısa süre Nazilli’de geçer, büyük bir bölümü de Edremit’te devam eder. Yıllar sonra Kaymakam Selahattin Bey’in hastalanması üzerine hiç beklenmedik olaylarla karşılaşan aile bir arada durmakta zorluklar çekiyor. Bir süre sonra Yusuf ve Muazzez birbirlerine tutku ile sevdalanırlar. Bu konuda ikisi de kendisine engel olamaz.
Sabahattin Ali, eserinde Yusuf ile Muazzez’in birbirlerine olan aşklarını bu süreçte çektikleri büyük sıkıntıları, ikisinin insanların zalimce tavırlarına rağmen olaylar karşısında ki duruşlarını keyifli bir bakış açısı ve akıcı bir dille ayrıca sürpriz bir sonla bizlere sunuyor.
Sabahattin Ali eserinde, ayrıca zamanının olaylarını ve yaşam tarzını da büyük bir ustalıkla biz okuyuculara geçirmeyi başarmış. İkinci defa okuduğum bu eseri belki günün birinde tekrar okurum. Sizlere, özellikle de bu eseri hiç okumamış olanlara kesinlikle tavsiye edeceğim müthiş bir eser.
Şimdiden keyifli okumalar diliyorum…

TANITIM BÜLTENİ
“Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez’in varlığı Yusuf için büyük boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf’un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu.”
Kuyucaklı Yusuf  Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı lirik aşk hikayesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.
Sabahattin Ali büyük romanı Kuyucaklı Yusuf’ta lirik ve romantik bir kahramanın yanı sıra, zalim ve ağulu bir taşra portresini bütün aktörleriyle gözümüzde canlandırır.
Kitap adı: Kuyucaklı Yusuf
Yazar: Sabahattin Ali
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa: 220

Tür: Roman


BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

15 yorum

  1. Beni etkileyen kitaplardan biriydi. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de vazgeçemediğim eserlerden😊 Yorumunuz için çok teşekkür ederim 😊

      Sil
  2. Ben de Ağustos ayında okuyup blogumda yazmıştım. Çok benzer şeyler hissetmişiz.. Ben de çok sevmiştim çookk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten sevilmeyecek bir eser değil. Sizin düşüncelerinozide merak ediyorum 😊 Uğrayacağım 😊

      Sil
  3. Bugün blogumda Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna kitabını yorumlamıştım. Okuduğum ilk kitabıydı ve çok etkilendim. Devamını bu kitap ile yapabilirim. Emeğinize sağlık :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ikisi de birbirinden güzel eserler. Bence hiç ara vermeden başlayın eminim çok seveceksiniz😊
      Değerli Yorumunuz için çok teşekkür ederim 😊

      Sil
  4. Dün on tane falan kitap aldım ben de. :) Çok güzel kitaplar var. Ama çok kötü kitaplar da var. Klişe aşk romanları mesela... Her zaman oluyorlar. Çok satıyorlar. Kaliteli kitaplar bulmak lazım. :) :) Yaşasın okumak! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet malesef artık bazı kitaplar bir akım haline gelip ne diline ne olay örgüsüne bakıliyor. Sadece çok satıyorlar. Bu durumda kaliteyi bulmak zorlaşıyor. Edebiyatımıza mihenk taşı olan yazarlarımız iyi ki varlar😊 Değerli Yorumunuz için teşekkür ederim 😊

      Sil
  5. Büyük blog keşif etkinliğinden geliyoruz.

    Sizi de blogumuz ikizgezegen.blogspot.com.tr ye bekleriz. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. DesteğiniZ için teşekkür ederim 😊 Takibinizdeyim 😊

      Sil
  6. Okumak için sırada bekleyen bir kitaptı , yorumun bende çok merak uyandırdı en kısa sürede okuyayayım bari :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle zaman kaybetmeyin derim😊 Daha okunacak çok kitap bizleri bekliyor. Değerli Yorumunuz için teşekkür ederim 😊

      Sil
  7. eveet haklısın okunur tabikidee :) ali ve zweig, bizde yeniden keşfedilen iki yazar olduuu :)

    YanıtlaSil
  8. Sebahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna kitabıyla popüler kültürün tuketimine sunulmuş isede Kuyucaklı Yusuf kitabı hak ettiği değeri görememiştir. Yazarın bedel ödemek zorunda kaldığı "Sırça Köşk" kitabı ise benim en sevdiğim kitabıdır. Kuyucaklı Yusuf'a yaptığın yorum kitabı okumayan bir çok kişide merak uyandırıcı nitelikte olmuş.

    YanıtlaSil
  9. Güzel düşünceniz için çok teşekkür ederim 😊

    YanıtlaSil

Tozlu Ayna Copyright ©. Blogger tarafından desteklenmektedir.