SAFRANBOLU GEZİ NOTLARIM

by - Mart 14, 2018

Bahar aylarının ilk günlerinde, doğanında yeniden uyanışı ile birlikte insanın içindeki gezme aşkı kendini iyice gün yüzüne çıkarıyor. Havalarında gezmeye olan aşkımı körüklediği şu sıralarda, Gezi Notlarım için yeni bir rota çiziyorum. Gezi Notlarım’ın bu hafta ki konuğu beni çok heyecanlandırıyor. Eminim sizlerde mutlu olacaksınız. Yolculuğum bu hafta Karabük’ün Safranbolu ilçesine uzanacak.

Safranbolu
Ankara’ya 2,5 saat uzaklıkta bulunan Safranbolu’ya uzanan keyifli bir yolculuğa çıkıyorum. Yolculuk boyunca benim en çok dikkatimi çeken şey ise gür ve yeşil ormanları ile kaplı dağlar. Bütün yolculuğum boyunca izlerken aşık olduğum bu doğa insana dünyanın bütün sıkıntılarını birazcıkta olsun unutturacak cinsten.
Güzel ve keyifli bir yolculuğun ardından Safranbolu’ya geliyorum. Kalacak yer konusunu açıklamadan evvel arkadaşım burada yaşadığı için tercihimi otellerden yana kullanmıyorum. Ancak Safranbolu’da kalacak yer olarak fazlaca seçenek bulabilirsiniz. Geleneksel Safranbolu konaklarında veya modern otel seçeneklerinden birisini de kullanabilirsiniz.
Doğası ve tarihi dokusu ile insanın üzerinde, daha gelir gelmez olumlu izler bırakan şirin bir ilçe burası. Safranbolu, eski ve yeni yerleşim alanları olarak ayrılmış durumda. Yeni yerleşim alanlarında mağazaları, yeme-içme mekanları ile renkli bir yapı oluşturulmuş. Eski yerleşim yerlerini ve çarşıyı görmek için yola çıkıyoruz. Yola çıkıyoruz dediğime bakmayın sadece birazcık yürüyorum. Burada eski çarşı ve yerleşim alanına geldiğiniz zaman aracınızla bir noktaya kadar gidebiliyorsunuz. Dar sokaklar ve yerdeki taş döşemeleri ancak yürümenize müsaade ediyor.
Tarihi sokaklarda yürürken hissedeceğiniz en güzel şey, buranın samimiyeti ve insana huzur veren yapısı olabilir derim. Çarşıda birçok lokum, şekerleme dükkanları mevcut. Safranbolu, safran ile meşhur bir ilçe. Çifte kavrulmuş safran lokumları ise yemeye kıyamayacağınız cinsten bir lokum. Ağzınıza aldığınız anda hiç bitmesin isteyeceğiniz bir tat. Burada lokumun kilosu ortalama 20-30 TL civarında değişiyor.
Biraz dinlenmek birazda bu tarihi yerde sakince etrafı seyretmek için buraya gelirken duymuş olduğum iki güzel mekandan birincisi olan Saraçoğlu Kahve Evi’nde soluklanıyoruz.  Burada kahvenin yanında sunulan lokum ve şerbetin de tadında bakarak 15 dakika da olsa çok güzel hisler yaşadık.
Saraçoğlu Kahve Evi’nden çıkıyoruz ve Cinci Han denilen tarihi mekana geçiyoruz. Bu tarihi yapı sizi sanki bir dizi setinin ortasındaymışsınız gibi duygulara götürüyor. Burası şu anda restoran, otel olarak kullanılıyor. Cinci Han’ın avlusunu gezmek isteyenler giriş ücreti olarak 1 TL’yi ödemek durumundadır.
Kaymakamlar Gezi Evi
Üçüncü durağımız ise “Kaymakamlar Gezi Evi” oluyor. Safranbolu’ya gelen herkes mutlaka buraya geliyor. Giriş ücreti ise 4 TL. Hepimizin bildiği klasik Safranbolu Konağı yapısına sahip olan Kaymakamlar Gezi Evi’nde, insan figürleri ile oluşturulan yerel halkın yaşam biçimi sergilenmektedir.
Sizlere yazımın önceki bölümlerinde bahsetmiş olduğum ve tavsiyesini aldığım dediğim iki mekan vardı. İşte bahsettiğim mekanlardan ikincisi ise Arasta Kahvesi adlı mekan. Dar, taş işlemeli sokaklardan yürüyerek burayı buluyorsunuz. Mekanda oturmak isteyenler içeriye veya dışarıya oturarak tercihlerini kullanabilirler. Biz içeriye geçiyoruz. İçeri girer girmez hissettiklerimi aynen aktaracak olursam. Kendimi bir an, tarihi otantik bir köy konağının içinde hissettim. Kullanılan malzemeler ve içerdeki atmosfer iyi ki içeriye geçmişiz dedirtti. Burada canlı müzikte gelenlere keyifli anlar yaşatıyor. Yorgunluk kahvemizi söylüyoruz. Buraya özgü közde yapılan ve bakır cezvelerin kullanıldığı kahvemiz geliyor. Kahvemizin yanında Osmanlı şerbeti ile birlikte içine bir çay kaşığı damla sakızı konmuş su eşlik ediyor. Burası o kadar güzel geldi ki farkında olmadan 2 saate yakın bir süre oturmuşuz. Saatinde ilerlemesinden dolayı Safranbolu gezimize ikinci gün devam etmek için arkadaşımla evine dönüyoruz.
Arasta Kahvesi

 Gezimizin ikinci gününde birazda Safranbolu’nun başka güzelliklerini görmek için yola çıkıyoruz.
Tokatlı Kanyonu
İlk durağımız Bulak Mencilis Mağarası oluyor. Burası Safranbolu’dan yaklaşık 9 km uzaklıkta. Arabamızı girişe koyduktan sonra çok merdivenlerin bizi beklediğinden habersizdim. 4 TL’ye giriş için jetonumuzu alıyoruz. Çok yorucu ve bizi nefes nefese bırakan merdiven yolculuğunun ardından mağaraya ulaşıyoruz. Mağaranın içi oldukça güzel aydınlatılmış. Bakınca tepenize düşecek gibi hissedeceğiniz sarkıtlar içimi bir an ürpertmiyor değil yani. 380 metrelik gezi alanına sahip olan bu mağara, dünyada nadir bulunan mağaralardan bir tanesi olma özelliğiniz de taşıyor. Bir tabloyu andıran bu mağarayı Safranbolu’ya gelen herkes mutlaka ziyaret etmeli. Ancak unutmayın ki çıkması biraz yorucu gelebilir ama emin olun değecektir.
Bulak Mencilis Mağarası
İkinci durağımız ise Cam Teras. Hani şu üzerine çıkıp uçurumdan düşecek gibi hissetiğiniz, fotoğraflarına her yerde rastladığımız meşhur cam teras. Cam Teras, Tokatlı Kanyonu’na tepeden bakan ve böyle bir doğa harikasını izlemenizi zevkli kılan bir yapı. Ancak kendi adıma konuşmam gerekirse adımımı attığım sırada aşağısı camdan göründüğü için başım dönüyor. Arkadaşımın cesaretlendirmesi ile ileriye doğru yürüyorum. Burası bizim için de güzel bir anı oldu. Bu arada Cam Teras’a giriş ücreti 3 TL.
Cam Teras
Üçüncü durağımız Tarihi Su Kemeri’ne oluyor. Bu su kemerleri Safranbolu’ya su taşımak için zamanında oluşturulmuş. Cam Terasa geldiğinizde düz devam edince göreceksiniz. Bu bölgeyi de mutlaka Safranbolu turunuza dahil edin derim.
Tarihi Su Kemeri
Buradan artık Safranbolu merkezine dönüyoruz. Unutmamamız gereken bir nokta var. Safranbolu, UNESCO tarafından koruma altına alınmış oldukça sempatik ve şirin bir ilçe. Buraya ayırdığım iki gün için çok mutlu oluyorum. İnsanların yaklaşımı ve güler yüzlülüğü anadolumuzun her yerinde olduğu gibi burada da hüküm sürüyor. İyi ki gelmişim dediğim yerlere bir yer daha eklemenin mutluluğunu yaşıyorum.Bu arada bir kutuda safran lokumu aldığım için çok mutluyum. Bu lezzeti mutlaka sizlerde tadın derim. Bana Safranbolu’da eşlik eden arkadaşıma ve Safranbolu’nun güzel insanlarına misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum.   
Gezi Notlarım’ın bu hafta ki konuğu Safranbolu’yu doya doya gezdik. Bir başka Gezi Notlarım macerasında görüşmek dileğiyle.
Sağlıcakla, mutlulukla, huzurla kalınız…

BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

13 yorum

  1. Safranbolu'yu geçen sene 2-3 aylık iken günü birlik gitmiş ve Hıdırlik tepesi ve evlerini gezebilmistik . Ancak o cam teras aklımda kalmıştı . Senin yazın ile tekrar hatırladım . Inşallah tekrar gidip , gormedigim yerlerinde gezebilmek nasip olur .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Safranbolu görülmesi gereken güzel yerlerden. İnsan gittiğine pişman olmuyor. Umarım en kısa zamanda dileğiniz gerçekleştirip tekrar gidersiniz.

      Sil
  2. Furkan Bey görsellerle şölen yaşattınız bize:) ilk tercihim safranbolu, kalemin bol olsun ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindim. Yorumunuz için teşekkür ederim ceyda hanım :)

      Sil
  3. Ne kadar güzel anlatmışsınız . Safranbolu benim de görmeyi çok istediğim bir yer . Arasta Kahve Evi'ni çok ama çok beğendim . Orayı fotoğraflamayı çok istedim . :) İnşallah bana da gitmek nasip olur . Bu arada ücretler ne kadar uygun . Harika bence . Elinize emeğinize sağlık . Mutlu günler diliyorum .

    YanıtlaSil
  4. Beğenmenize çok sevindim Zehra hanım :) Safranbolu ulaşım konusunda olsun ücretleri konusunda olsun çok uygun bir ilçe. Arasta Kahvesi beni de çok etkiledi. Mutlaka bir gün uğramanızı tavsiye ederim. Sizin için çok güzel fotoğraf mekanları oldukça fazla :) Burayı şirin ilçeyi görmek umarım size de nasip olur. İyi dilekleriniz için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  5. Safranbolu gezisinde uzak doğudan gelen insanları görmüştüm.İnsalnar ta uzaktan bizim kültürümüzü görmeye geliyor,bizim toplum ise hiç merak etmiyor diye düşünmüştüm.
    Tarihi Su Kemeri'ni görmemiştim.Sadece evleri gezmiştik biz.Çok teşekkürler yazınız için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Malesef toplum olarak yabancılar kadar gelişmiş bir gezi alışkanlığımiz yok. Ülkemizde o kadar çok yer var ki görüp gezebilcegimiz ancak bunu bir yaşam kültürü haline getirmediğimiz için. Gezenler hep turistler olacaktır.

      Sil
  6. Teşekkür ederiz çok güzel ve açıklayıcı bir yazı olmuş .Safranboluya gitme isteği oluştu içimde...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumunuz için ben teşekkür ederim 😊

      Sil
  7. Resimler o kadar güzel ki gitmiş kadar oluyor insan tabi gitsek fena olmaz dı :)

    YanıtlaSil
  8. Sanırım notlarınıza geç ulaşmışız. Tekrar bir ziyaret etmemiz gerekecek. =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazınızı okudum, çok güzel bir şekilde bizlere anlatmışsınız. Safranbolunun tekrar tekrar gidilmesi gerekilen yerlerden birisi olduğunu düşünüyorum. Yorumunuz için teşekkür ederim :)

      Sil

Tozlu Ayna Copyright ©. Blogger tarafından desteklenmektedir.