ALANYA GEZİ NOTLARIM

by - Mayıs 14, 2018

Gezi Notlarımın bu haftaki konuğu, Toros Dağları ile Akdeniz’in uçsuz bucaksız maviliklerinin arasına kurulmuş, doğası ve tarihi ile ülkemiz turizmi açısından çok önemli bir yere sahip olan Alanya’yı konuk ediyoruz.
Peki bu güzel tatil beldesine nasıl ulaşılır? Nerede kalınır? Neler yapılır? Tüm sorularınıza vereceğimiz çok alternatifli cevaplarlaa seyahatinizi daha kolay hale getirmek için sizlere yardımcı olmaya gayret edeceğiz.

Şimdi geliniz hep beraber bu muhteşem tatil beldemizi daha yakından tanıyalım. 

Alanya’ya Nasıl Gidilir?
Alanya, Antalya şehir merkezine yaklaşık 140 km uzaklıkta bulunuyor. Kara yolu ile bu mesafeyi 2 saat gibi bir sürede tamamlıyoruz. Eğer Ankara’dan gelecekseniz 520  km’lik ve 7 saat sürecek bir yolculuk yapmanız gerekecek. İstanbul’dan Alanya’ya kara yolculuğu ile 800 km’lik bir yolu yaklaşık 10 saatte tamamlayabilirsiniz.
Eğer Alanya’ya havayolu ile ulaşmayı planlıyorsanız Gazipaşa Havalimanına gelmenizi tavsiye ederim. Gazipaşa Havalimanı ve Alanya arasında 40 km’lik bir mesafe bulunuyor.
Alanya’da Nerede Kalınır?
Alanya, konaklama açısından her bütçeye uygun otel ve pansiyonları ile sizlere çeşitli imkanlar sunmaktadır. Biz daha önceden rezervasyonumuzu yaptırmış olduğumuz Moonlight Hotel’e geliyoruz. Burası Alanya’nın Oba Mahallesinde bulunuyor. Gayet mütevazi, konforlu ve cebinize uygun bir işletme. 2 Kişilik bir odanın gecelik fiyatı 80 TL. 
Eşyalarımızı yerleştirdikten sonra Alanya’yı daha yakından tanımak için kendimizi dışarıya atıyoruz. Sahil şeridinde bir süre yürüyerek denizin ve temiz havanın tadını çıkartırken bir yandan da nerelere gitmemiz gerektiğine karar verdik. Ve kesinlikle görmemiz gerektiğiniz düşündüğümüz 7 mekan belirledik. Belirlediğimiz bu listeye göre turumuza başlıyoruz.
Alanya’da Gezilmesi Gereken 7 Mekan
1-Kızıl Kule
1126 yılında, Selçuklu sultanı Aleaddin Keykubat tarafından yaptırılan bu kule denizden gelecek saldırıları önlemek amacıyla yaptırılmış. Bu kule zamanla Alanya’nın simgelerinden birisi haline gelmiştir. Sekizgen bir şekilden oluşan Kızıl Kule 5 kattan oluşuyor ve yüksekliği yaklaşık 36 metre kadardır. Bu yapı inşa edildiği günden bu yana göre herkesi kendisine hayran bırakmaya devam ediyor. Kızıl Kuleye gelip manzaranın keyfini çıkartmanızı tavsiye ederiz.
2-Tersane
1228 yılında, Selçuklu Sultanı Aleaaddin  Keykubat tarafından yaptırılmıştır. 5 adet 43 metre derinliğindeki dehlizlerden oluşmaktadır. Zamanında bu tersane gemi üretiminin yanında donanmanın olası saldırılarına karşı korunması ve hava şartlarından olumsuz etkilenme ihtimaline karşı bir korunak olarak da tasarlanmıştır. 1960 yılına kadar aktif bir şekilde kullanılan tersane, günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.
3-Alanya Kalesi
6 Km uzunluğunda ki surlar tarafından çevrilmiş, bir yarımada üzerinde bulunan Alanya Kalesini ziyaret ediyoruz. O kadar ilginç bir yapı olması ile bizleri şaşırtıyor. Taş döşemeli dar sokakları tırmanarak kalenin burçlarına doğru yol alıyoruz. En yüksek noktaya geldiğimizde ise manzara resmen ağzımızı açık bırakıyor. Tüm Alanya’yı tepeden seyrediyorsunuz ve o esnada Toros Dağlarından gelen yeşilin, Akdeniz’den gelen deniz mavisinin tam ortasına sıkışmış doğa harikası bu kenti keyifle seyrediyoruz. Bu manzaraya bakarken iyi ki geldik diye yeniden mutlu olmamak elde değil.
4-Damlataş Mağarası
Damlataş plajının hemen yanında bulunan Damlataş Mağarası’nda nem oranı çok yüksek olduğu için yaz kış sıcaklığı 22 derece civarındaymış.  Mağara gerçekten boğucu bir neme sahip olduğu için bizleri kısa sürede sudan çıkmış balığa döndürdü.
Mağaraya geldiğimiz zaman ilk başta girişten itibaren yaklaşık 40 metre yürüyoruz ve ardından basamaklardan 15 metre kadar aşağıya iniyoruz. Mağara dar ve küçük bir yapıya sahip olduğu için uzun süre kalmak haliyle zor oluyor. Ortalama 15 dakika gibi bir sürede  mağaraya girip çıkıyoruz.
Damlataş Mağarasının giriş ücreti ise tam 6 TL, öğrenci 3 TL.
5-Kleopatra Plajı
Alanya’yı ziyaret edipte kleopatra plajına gelmemek büyük kayıp olacağını düşündük. Damlataş Mağarasının önünden Damlataş Plajı ile başlayan bu özel plaj binlerce misafir ağırlıyor. Yaklaşık 2 km uzunluğundaki bu plaj Alanya’nın en bilinen ve sevilen plajıdır. Plaja giriş ücretsiz olup şezlong ve şemsiye ücretli durumdadır.  Bu plajın ününe ün katan olaylardan birisi ise, Mısır kraliçesi Kleopatra ile Roma İmparatoru Antonius’un burada yüzmüş olmasıdır. Bu tertemiz berrak suyun tadı gerçekten muhteşem. Özellikle deniz gözlüğü kullanarak su altının eşsiz güzelliğini de seyretme imkanınız olursa etkinliğinizin keyfini daha iyi çıkartabilirsiniz. Mutlaka bu plaja uğramadan dönmeyin derim.

6-Dim Çayı
Yaz aylarında Alanya’nın kavurucu sıcağı altında hep bir gölge hep bir serin yer arama merakı vardır. Bulamayanlar klimaya esir kalır. Ancak Alanya’da öyle güzel bir yer var ki sadece serinlemek için değil doğal güzelliği içinde kesinlikle gitmek isteyeceğiniz bir yer. Tabi ki burası Dim Çayı.
Alanya merkezine 11 km uzaklıkta bulunan  Dim Çayı üzerinde kulu olan Dim Barajının hemen altından başlayarak sahile kadar olan bölgede, çay kenarında çeşitli piknik alanları, restaurantlar, çay bahçeleri ziyaretçilerine nefis bir ortam sunuyor. Yanıbaşınızdan buz gibi su akıp giderken sizler de sipariş verdiğiniz balığınızı manzaranın rahatlatıcı anbiansı içerisinde afiyetle yiyebilirsiniz.
7-Tekne Turu
Akdeniz’in mas mavi sularında yüzmek, serinlemek, animasyon etkinlikleri ile eğlenceli saatler geçirmek isterseniz bizim yaptığımız gibi limandan kendinizi rahat hissedeceğiniz bir tekneye binmeniz yeterlidir. Ancak turu düzenleyen kişilerle fiyat konusunda pazarlık yapmanızı tavsiye ederim. Biz kişi başı 30 TL den bindik.
Her sabah saat 9 ile 10 arasında limandan kalkıp önce Kızılkule’nin önündeki berrak suda yüzme molası veriliuor. Ardından Antalya tarafına doğru hareket eden gemi güzergah üzerindeki koyları gezerek keyifli saatler geçirmenize yardımcı oluyor. Farklı noktalarda yüzme molaları veriliyor. Öğle yemeğini teknede yedikten sonra animasyon etkinlikleri eşliğinde tekrar limana dönülüyor. Bu yolculuk esnasında yanmaktan kaçınmak  için kendinizce tedbirlerinizi almanız sizin için iyi olacaktır.
Farklı konaklama seçenekleri için buraya tıklayınız.
Bu güzel tatil beldesine gelip sizlere edindiğimiz tecrübeleri aktaracak olmanın mutluluğu ile gezimize son veriyoruz. Gezi Notlarımda bu yazımızda Alanya’yı ve bu ayrıcalıklar dünyasını keşfetmenin mutluluğu ile eve dönüş başlasın. 
Mutlu, huzurlu, sağlıklı tatiller diliyoruz…

  

BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

5 yorum

  1. Alanya'ya geçen yaz gittim . Dim Çayı'nın fotoğrafı çok hoş olmuş çok beğendim . :) Dim Çayı'nı nedense ben çok sevemedim . Sapadere Kanyo'nu da gezilecek yerler arasında mutlaka olmalı . Şahane ötesi bir yer . Güzel bir paylaşım olmuş , elinize emeğinize sağlık . Mutlu günler diliyorum .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel düşünceniz ve katkınız için çok teşekkür ediyorum. Mutlu günler :)

      Sil
  2. Alanya, güzel ama çok sıcak ve nemli. Tatil bile olsa insan dayanamıyor. 3 gün içerisinde geri dönülmeli :D
    Alanya’ya çok eskiden gittim Damlataş mağarasını çok beğenmiştim. Baykuş figürü gibi bir şey vardı mağarada onu hatırlıyorum. Dim çayına ve kaleye gittim bir de ama tekne turu da Harika olurdu. :)

    YanıtlaSil
  3. Yazı harika olmuş fotoğraflar da bir o kadar güzel. Ama Alanya gerçekten çok sıcak ve biraz da uzak geliyor bana. Bir de çok kalabalık gibi sanki. Tekirova, Kemer daha çok cezbediyor. Ama doğal güzellikleri gerçekten saklı cennetler gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel düşünceniz için çok teşekkür ederim :)

      Sil

Tozlu Ayna Copyright ©. Blogger tarafından desteklenmektedir.